Düşük (abortus) nedir? Önlenebilir mi?

Düşük (abortus) nedir? Önlenebilir mi?

Düşük (abortus) nedir? Önlenebilir mi? Son zamanlarda en çok merak edilen konulardan birtanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hamilelikte düşük (abortus), son adet tarihinden itibaren 20. gebelik haftasından önce hamileliğin kendiliğinden veya başka bir etkene bağlı olarak sonlanmasıdır. Düşük diyebilmek için rahim dışına atılan bebeğin (embriyo veya fetüs) 500 g’dan küçük olması gerekir.

Hamilelikte Düşük nedeni nedir?

Hamilelik döneminde gerçekleşen düşüklerin birçok nedeni olabilmektedir. En sık gözlenen nedenlerden bir tanesi is fetüsün genetik bir problem nedeniyle gelişmesinin durmasıdır. Bununla birlikte anneye ait hastalıklar ve rahime ait şekil bozuklukları da düşük nedeni olabilmektedir.

Ayrıca anne yaşının ileri olması, daha önce düşük yapmış olmak, sigara ve alkol kullanımı, yüksek ateş, radyasyon, bazı enfeksiyonlar ve ilaçlar da düşük sebebi olabilmektedir.

Düşüğün belirtileri nelerdir?

Düşüklerde en sık vajinadan kanama, bel ve kasık ağrısı gözlenir. Kanama varlığında hemen doktorunuza başvurmalısınox. Ayrıca ateşiniz 38 derece üzerinde, vajinadan pıhtı, parça veya kötü kokulu yoğun bir sıvı gelirse yine hemen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Kaç tip düşük vardır?

Düşükler gerçekleşme zamanına göre 3 gruba ayrılmaktadır:

  1. Kimyasal gebelik kaybı: Henüz anne adayı hamile olduğunu öğrenen eden meydana gelen düşüklerdir. Bu tip düşükler, genellikle gecikmiş bir adet kanaması ile beraber fark edilmeden gerçekleşir. Klinik olarak haimelik belirlenmediinden dolayı sadece kanda yapılan hamilelik testi (beta-hCG) ile tanısı konulmaktadır.
  2. Erken dönem düşükler: Hamileliğin ilk 3 ayı (ilk 12 haftası) içinde gerçekleşen düşüklerdir ve meydana gelen tüm düşüklerin %80’i bu dönemde ortaya çıkar.
  3. Geç dönem düşükler: Hamileliğin 4. ve 5. ayı (13-20. hafta arasında) içinde gerçekleşen düşüklerdir.

Düşükler tamamlanma şekline göre 2 gruba ayrılır:

  1. Tam düşük: Hamileliğe ait rahim içinde bulunan tüm dokuların bebek ile birlikte rahim dışına atılmasıdır. Düşük sonrasında yapılan ultrason kontrolünde rahim içinde hamilelik izlenmez ancak hamilelik testi pozitif olabilmektedir.
  2. Kısmi düşük: Hamileliğe ait ürünler kısmen rahim dışına atılmıştır. Rahim içinde kalan parçalar kanama ve enfeksiyona neden olabileceğinden tıbbi bir müdahale ile rahim içinin temizlenmesi gerekebilir.

Düşük eğer kendiliğinden meydana gelirse “spontan düşük” olarak adlandırılır. Bazı durumlarda ise dışardan bir müdahale ile düşük gerçekleşebilir. Eğer hamilelik istek üzerine yasal sınır olan 10. haftanın öncesinde sonlandırılıyor ise “yasal tahliye” veya “isteğe bağlı düşük” olarak adlandırılır. Eğer hamilelik tıbbi bir neden ile sonlandırılıyor ise “tıbbi tahliye” olarak isimlendirilir.

 Düşükler önlenebilir mi?

Ne yazık ki düşükleri engelleyecek tedaviler günümüzde oldukça sınırlıdır ve bazı özel düşük tipleri için geçerli olmaktadır. Ancak yine de düşük gelişmeden bazı riskleri ortadan kaldırarak düşüğün gelişmesine engel olunabilmektedir. Alkol ve sigara düşük riskini oldukça artırmaktadır. Ayrıca yüksek ateş ve bazı enfeksiyonlardan kaçınmak da düşük riskini azaltır. Ayrıca hamile olduğunuzu öğrendikten sonra herhangi bir ilaç almadan veya herhangi bir tedaviden (örneğin radyasyon tedavisi) önce mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz.

Düşük yaptım, bundan sonra ne yapmalıyım?

Düşükleri takiben 2 hafta süre ile cinsel ilişkiden mutlaka kaçınılmalıdır. Ayrıca yeniden hamile kalmak istemiyorsanız nasıl korunacağınız hakkında doktorunuz ile görüşmenşz gerekir. Ancak tekrar hamile kalmak isterseniz düşük sonrası hemen hamile kalınması konusunda tıbbi olarak bir sakınca yoktur ancak genel olarak annelerin düşük sonrası üzgün ve psikolojik olarak depresif olması nedeniyle birkaç aylık bir ara verilmesinin uygun olur. Eğer psikolojik gerginlik ve üzüntü hali uzun süre devam edecek olursa mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz, size bu konuda yardımcı olacaktır.

Eğer kan grubunuz “negatif” ise (örn: A, B, AB veya 0 Rh negatif) eşinizin kan grubuna göre sonraki hamileliklerde kan uyuşmazlığı oluşmasını engellemek için size bir iğne (Rhogam) yapılabilir. Bu ilaç düşüğü takip eden ilk 72 saat içinde yapılırsa etkisi daha belirgin olacaktır.

Düşük sonrası yeniden bebeğim olur mu?

Büyük ihtimalle yeniden bebek sahibi olabileceksiniz. Birçok kadın düşük sonrası hamile kaldıklarında normal bir hamilelik süreci geçirmekte ve sorunsuz bir şekilde doğum yapmaktadır. Ancak daha önce düşük yapan kadınlarda tekrarlayan düşük ihtimalinin de bir miktar arttığı gerçeğini unutmamanız gerekmektedir.

Tıbbi tahliye hangi durumlarda yapılır?

Tıbbi tahliye, hamileliğin devamı anne hayatını veya sağlığını tehdit ediyorsa, hamilelik bir cinsel tecavüz neticesinde ortaya çıkmış̧ ise veya bebekte yaşamla bağdaşmayan bir anomali ya da zihinsel özre neden olabilecek bir durum varsa tıbbi tahliye yapılabilir.

Tüm düşüklerde rahim içinin temizlenmesine gerek var mı?

Böyle durumlarda rahim içinin temizlenmesine gerek yoktur. Tam düşüklerde eğer rahim içinde parça kalmadığı tespit edilirse rahim içinin temizlenmesi amacıyla yapılan kürtaj işlemine (revizyon kürtaj) gerek duyulmayabilir. Ancak hastanın kanamasının olmaması ve düşüğün tam olarak gerçekleştiğinden emin olunması gerekiyor. Kısmi düşüklerde ise genellikle revizyon kürtaj kanamanın ve olası bir enfeksiyonun önlenmesi amacıyla genellikle uygulanmaktadır.

Bebeğimin rahim içinde öldüğünü söylediler, ne yapmam gerekir? Anneyi zehirler mi?

Meydana gelen tüm düşüklerde, önce bebek rahim içinde ölmekte ve daha sonra düşük gelişmektedir. Bu nedenle rahim içinde bebeğin kalbinin durmasından bir süre sonra kendiliğinden düşük gelişme ihtimali bulunmaktadır. Ancak bu düşüğün ne zaman gelişeceğini bilemeyiz, ayrıca ciddi kanama ortaya çıkma ihtimali de olduğundan tercihen hamileliğin hekim kontrolünde sonlandırılması daha uygun olacaktır.

Bebeğin olası bir şekilde rahim içinde ölmesi durumunda bebeğin anneyi zehirleyeceğine dair yaygın bir inanış vardır. Bu durum gerçek anlamda bir zehirlenme olmasa da, ölü bebekten salgılanan “tromboplastin” adı verilen maddenin anne kanına karışması ile annede ciddi kanamalara neden olabilecek pıhtılaşma problemlerini meydaha getirir. Ancak bu durum hemen ortaya çıkmamaktadır. Bebeğin kaybını takiben en erken 3-4 hafta içinde gelişmektedir; bu nedenle eğer bebek anne karnında ölmüş ise beklemektense, müdahale edilerek hamileliğin sonlandırılması daha uygun olacaktır.

Hamileyim ve kanamam oldu, düşük mü yapıyorum?

Hamilelikte kanama olması “düşük tehdidi” olarak adlandırılmaktadır. Tüm hamileliklerin %20-25’de, erken dönemde kanama ortaya çıkmaktadır ve her zaman düşük yapılacağı anlamına gelmemektedir. Erken hamilelikte kanama varlığında yaklaşık olarak hamile bireylerin %50’sinde gerçek anlamda düşük gerçekleşir ve bebeğin kalp atımlarının saptandığı olgularda risk daha düşük olur. Ayrıca hamilelikte kanama olması sonraki dönemde erken doğum, hamilelikte düşük doğum ağırlığı, doğum öncesi bebek ölümü ve anomalili doğum riskini de artırmamaktadır.

Hamilelikte vajinal kanama varlığında ne yapılır?

Hamilelikte meydana gelen her vajinal kanama hamilelikte ilgili olmayabilir. Ancak, mutlaka bir hekim tarafından kontrol edilmesi gerekir. Doktorunuz vajinal bir muayene yaparak kanamanın neden ortaya çıktığını size söyleyecektir. Ayrıca muayene ile rahim ağzında (serviks) bir açılma olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Eğer kanama ile birlikte rahim ağzında açılma meydana gelmiş ise, ne yazık ki, düşük gerçekleşmemiş olsa bile düşük olma durumu kaçınılmaz olacaktır.

Rahim ağzının kapalı olduğu “hamilelikte düşük tehdidi” olgularında ultrasonografi ile bebek kalp atımlarının olup olmadığı incelerek bebek kalp atımları mevcut ise hasta yatak istirahatine alınarak kanamanın kendiliğinden sonlanması beklenir. Kanama ile birlikte ağrı varsa, ağrı kesiciler kullanılabilir ancak kanamayı artıracak ağrı kesicilerden uzak durulmalıdır. Kanamanın kesilmesi (veya düşüğün durdurulması) için ne yazık ki herhangi bir ilaç mevcut değildir. Bazı durumlarda “progesteron” adı verilen hormon özellikli ilaçların düşük tehdidinde kullanılabileceği bildirilse de, bu progesteron eksikliğinin kesin olarak gösterildiği olgular ile sınırlı olmalıdır. Aksi takdirde, progesteron rahim kasılmalarını azaltacağından, bebeğin rahim içinde ölmesi durumunda bebeğin atılmasını önleyeceğinden annede ortaya çıkabilecek bazı sorunlara neden olabilmektedir.

Boş kese nedir?

“Blighted ovun” veya “Anembriyonik gebelik” olarak da adlandırılan bu durum rahim içinde gebelik kesesi vardır ancak içinde embriyo (bebek) yoktur. Hamileliğin çok erken döneminde, 5. haftadan önce de ultrasonografi ile gebelik kesesi olmasına karşın kese içinde embriyo gözlenmeyebilir ancak 7.5 haftadan sonra hala kese içinde embriyo yoksa bu durum normal değildir ve hamileliğin sonlandırılması gerekmektedir.

Tekrarlayan düşük nedir?

İki veya daha fazla sayıda hamilelik kaybı varlığında tekrarlayan düşüklerden bahsedilebilir. Duygusal olarak oldukça yıpratıcı bir süreç olmakla birlikte, birçok hastada düşüklere neden olabilecek herhangi bir problemin olmaması ve klinik olarak etkinliği kesin olarak kanıtlanmış çok az tedavisinin bulunmaması da mevcut durumu güçleştirmektedir.

Tekrarlayan düşüklerin nedenleri nelerdir?

Tekrarlayan düşüklerin nedenini her zaman tespit etmek mümkün olmayabilir. Bununla birlikte tekrarlayan düşükler en sık aşağıdaki nedenlere bağlı olarak gelişme göstermektedir:

  • Fetusa (bebeğe) ait kromozom problemleri: Kromozomlar, içinde binlerce gen içeren ve bize genetik özelliklerimizi sağlayan yapılardır. Eğer bebeğe ait hücrelerde genetik bir problem varsa, bu durum düşük nedeni olabilmektedir. Kromozom problemleri genellikle altta yatan bir neden olmaksızın gelişmektedir. Ancak bazen anne veya babada var olan genetik bir problem, bebeğe geçebilir ve bu da düşük nedeni olur. Bir bebekte genetik bir problem olma şansı yaşlı anne ve babalarda çok daha yüksektir.
  • Rahmin yapısı veya şekline ait problemler: Rahim hamileliğin ilerlemesi ve bebeğin büyümesi ile bir balon gibi genişler ve büyür. Ancak rahmin yapısı ile ilişkili sorunlar varsa, bunlar düşük nedeni olabilmektedir. Bu problemler arasında rahim içindeki odacığı daraltan perde (septum), miyomlar, polip adı verilen çoğunlukla iyi huylu kitleler veya rahim içi yapışıklıklar olarak sayılabilir. Ayrıca, rahim ağzının bebeği içerde tutamayacak kadar gevşek olması (servikal yetmezlik) da daha çok hamileliğin 4-5. ayında olmak üzere tekrarlayan düşüklere neden olabilmektedir.
  • Anneye ait bazı hastalıklar: Şeker hastalığı (diyabet), kanın pıhtılaşması, guatr ile ilgili sorunlar, annenin bağışıklık sistemine ait sorunlar ve diğer hormonlarla ilişkili problemler de tekrarlayan düşüklere neden olabilen hastalıklardır.

Tekrarlayan düşük varlığında ne zaman klinik inceleme başlanmalıdır?

Meydana gelen tüm hamileliklerin %15-20’si düşük ile sonuçlanırken, ancak %1-2’sinde tekrarlayan düşükler gözlenmektedir. Bu nedenle ilk hamilelik kaybını takiben hemen nedenleri konusunda inceleme yapılmasına gerek olmayabilir; buna sadece doktorunuz karar verecektir.

Tekrarlayan düşüklerin nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla öncelikle ayrıntılı bir muayene ve ultrason ile değerlendirme yapılmalıdır. Ardından, anne adayında mevcut olabilecek ve tekrarlayan düşüklere neden olabileceği düşünülen hastalıklar için kan testleri yapılır. Bunlar arasında kan pıhtılaşma sistemine ait testler, hormon testleri, guatr, şeker hastalığı ve olası diğer hastalıkların anlaşılması için testler yer almaktadır. Bazı durumlarda anne ve babanın genetik bir problemi olup olmadığının anlaşılması amacıyla kromozom testleri ve rahimde tekrarlayan düşüklere neden olabilecek bir problemi saptayabilmek amacıyla radyolojik (röntgen, manyetik rezonans inceleme) testler ile rahim içini bir kamera sistemi ile görüntülemek amacıyla endoskopik işlemler uygulanabilir.

Tekrarlayan düşüklerin tedavisi var mı?

Yapılan testler sonucunda anne veya babada herhangi bir problem tespit olduğu edilirse, bu soruna yönelik tedaviler genellikle tekrarlayan düşüklerin oluşmasını da önleyecektir. Bazen tekrarlayan düşükleri önlemek için cerrahi işlemler gerekebilir, ancak çoğunlukla tedaviler ilaç tedavisi şeklinde yapılmaktadır.

Tekrarlayan düşüklerin ardından ilerde bebeğim olabilecek mi?

Sizin Tekrarlayan düşükleriz var ise ileride yeniden bebek sahibi olabilirsiniz. Tekrarlayan düşükleri olan pek çok kadın başarılı bir hamilelik döneminin ardından çocuk sahibi olmuştur.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.